Hüsnü Şenlendirici: Umarım Deniz özgür kalır

Hüsnü Şenlendirici: Umarım Deniz özgür kalır

Hüsnü Şenlendirici: Umarım Deniz özgür kalır

Hüsnü Şenlendirici: Umarım Deniz özgür kalır
Hüsnü Şenlendirici’den HT MAGAZİN’e samimi açıklamalar..

HABERTURK MAGAZİN Ömür SABUNCUOĞLU’na konuşan Hüsnü Şenlendirici, HT MAGAZİN’e samimi açıklamalar yaptı.

‘HÜSN-Ü Avare’ adlı üçüncü solo albümünü çıkaran Hüsnü Şenlendirici, HT MAGAZİN’e samimi açıklamalar yaptı. Geçmişteki hatalarından ders çıkardığını söyleyen usta klarnetçi, büyük aşk yaşadığı Deniz Seki için “Yaşadığı şey çok zor. Umarım en kısa zamanda özgürlüğüne kavuşur” dedi.

‘Hüzünlü bir adamım’

Üçüncü solo albümü ‘Hüsn-ü Avare’yi çıkaran Hüsnü Şenlendirici, yaptığı hatalardan ders çıkardığını ve yaşadıklarının müziğine hüzün olarak yansıdığını söyledi. Şenlendirici, Deniz Seki için de “Yaşadığı şeyin çok zor olduğunu düşünüyorum. Umarım en kısa zamanda özgürlüğüne kavuşur” dedi.

HÜSNÜ Şenlendirici… Kendi deyimiyle; seveni de var sevmeyeni de… Benim bildiğim tek gerçek ise, çok iyi bir müzisyen ve Türkiye’nin klarnet virtüözü olduğu. Sohbetten çok dertleşme oldu bizimkisi. Geçmişe uzandık, Hüsnü tüm samimiyetiyle özeleştiriler yaptı. Hatalarını sevaplarını kabul etti. Yıllar önce büyük bir aşk yaşadığı ve şu anda cezaevinde olan Deniz Seki için de, tüm kalbiyle özgürlük diledi…

Yeni albümünüz ‘Hüsn-ü Avare’ hayırlı olsun.

Teşekkür ederim Ömür’cüğüm. Üçüncü solo albümüm oldu. Üzerinde 2 yıl çalıştık. Roman havasından klasik eserlere kadar uzanan bir repertuvar oldu. ‘Avare’ klibimiz de yayında. Albümde ‘Köyden İndim Şehre’ ve ‘Avare’ filmlerinin müzikleri de var. Albümün ismini de oradan esinlendik.

beylikdüzü gitar

Avare yıllarınız oldu mu?

Tam olarak olmadı. Avare bana göre kafası başka yerde olan adamdır ama buna göre değerlendirirsek ben avare bir adamım.

Albümde bir de şarkı söylemişsiniz.

Beni bir dizi müziğini yapmam için Hayri Aslan aradı. Senaryo ile birlikte bir şarkı sözü gönderdi ama ben o şarkı sözüne pek ısınamadım. “Gökhan Şahin’e söz yazdırayım” dedim, kabul etti. Gökhan, hemen sözleri yazdı, ben de piyanonun başına geçtim, 3 dakikada şarkı çıktı. Sonra Sony Müzik’te albüm toplantısına gittim, patronumuz Şemsettin Göktaş, “Bir şarkı söylesen çok iyi olur” dedi. Önce istemedim ama sonra kabul ettim ve ‘Serçe’ parçasını albüme koyduk.

Ne güzel olmuş.

Tereddütlüydüm. Albümümü alan adam 12 parça klarnetimi dinlemiş, sonra bir anda şarkı söylememle karşılaşıyor. İyi eleştiri de kötü eleştiri de olacaktır. Ben bir şey ürettim, onu paylaşmak istedim. Bir yerde de sesim oluversin.

Sesiniz çok güzel, albüm yapmayı düşünmüyor musunuz?

Yapmam. Benim merkezim klarnet.

Peki basın sizi bunaltıyor mu?

Yok, basın beni yıllar önce bunalttı, şimdi hepsiyle çok iyiyim. Eski dost olduk. Magazinin o kötü zamanları yok şimdi. Şu an çok kaliteli.

Size hâlâ Deniz Seki soruluyor. Rahatsız oluyor musunuz?

Yok, uzun süredir kimse sormuyor. Çünkü verilecek bir cevap da, sorulacak soru da yok. Bir gelişme, ilerleme gerileme yok. Başka bir durum var artık.

Hâlâ suçlanıyorsunuz ve üstünüze geliniyor. Bunları gazetelerden ve sosyal medyadan okuyoruz.

Onunla ilgili hiçbir şey söyleyemiyorum çünkü bakış açısıyla alakalı. Birileri bir insanı seviyor, birileri de sevmiyor. Beni sevmeyenlerin, sevmeleri için bir şey yapamam. Belki 100 yıl geçecek bu konu yine açılacak ama her geçen gün daha da soğuyor. Geçmişteki o olumsuz sorular azaldı. Ben o sorularla karşılaşmamak için 4 yıl evden çıkmadım. Beni magazinde görmüyorsunuz, çünkü çekecekleri yerlere gitmiyorum. Artık akıllandım. O dönem kafam hep klarnete çalıştığından kendimi ifade edebilmek için çok gereksiz konuşmuşum. ‘Bilmiyorum, yorum yok’ deyip konuyu kapatmak lazımdı. Kendimde en çok kızdığım şey o. Krizi yönetmesi için kendimi profesyonel birilerine de emanet etmedim. Kendim çözeyim istedim, öyle uzadı gitti konu. Yapacak bir şey yok.

Belki o zaman her şey farklı olurdu.

Tabii canım kesinlikle. Bunların hepsi tecrübe oldu ve şimdi klarnetime yansıyor. Millet, “Adam ne dertli çalıyor” diyor. Bazen ben bile diyorum. Yaşadığım iyi-kötü her şeyi klarnetimle süzüp, insanların kulaklarından kalplerine akıtıyorum.

Bir yanınız hep hüzünlü…

Çocukluğumdan beri hüzünlü bir adamım. Annem babam yanımda yoktu. Klarneti çalıp çalıp ağlardım.

Deniz Seki desem…

Yaşadığı şeyin çok zor olduğunu düşünüyorum. Umarım en kısa zamanda özgürlüğüne kavuşur.

“Bergama’da klarnet kampı”

Türkiye’de çaldığı enstrümanla şöhret olan bir tek sizsiniz. Nasıl başardınız bunu?

Bana da enteresan geliyor. İlk zamanlar, “İnsanların bu klarnet merakı bir iki yıl içinde geçer” dedim ama bak hâlâ devam ediyor.

Ya hayatınızda klarnet olmasaydı?

O zaman başka enstrüman olurdu. Herkes nasıl adını yaşatıyorsa, bence enstrümanını da yaşatıyor. Klarnetin popüler olmasında emeğim olmuştur.

Babanızı 38 yaşında kaybetmişsiniz.

Şu an babamdan bir yaş büyüğüm, 39 yaşındayım, 40’a geliyorum artık.

Babanızı erken kaybedince, sizde ölüm korkusu oluştu mu?

Yok, çok fazla kafama takmıyorum. Annemi de erken kaybettim. Doktora gidip, kontrol falan yaptırmıyorum. Kalbinde bir şey var derse, psikolojim bozulur. Klarneti rahat üfleyemem ki!

Bir de klarnet kampı projeniz vardı…

Temmuz ayında Bergama’da bir klarnet kampı yapmayı düşünüyorum, çalışmalara başladık. Zeytin ağaçlarının arasına, çadırları kurup, klarnet çalan müzisyenleri bir araya toplayacağız. Seminerler, söyleşiler, performanslar bir hafta boyunca devam edecek.

beylikdüzü gitar

, ,