Behzat Uygur’un İzmir sevdası

Behzat Uygur'un İzmir sevdasıBehzat Uygur’un İzmir sevdası
“Teklifler var ancak Süheyl de ben de televizyon izleyicisine saygısı olmayan bir sistemde olmaktan mutlu olmuyoruz. Dizi başlıyor ve bitiyor, böyle bir şey olamaz. Program müdürü işe devam ediyor, dizi oyuncusu, setçisi işinden oluyor..”

Behzat Uygur’un Yeni Asır’da yayınlanan röportajı…

Nedir bu İzmir sevdası?

Ben doğal hemşehriyim. İzmirli gibiyim. Uygur ailesi olarak İzmir’in parçası gibi olduk.

Durup dururken özler mi insan?

Bir gece İzmir’i özledim, sabah atladım geldim. 

Bu memleketin sıra dışı bir ruhu var. Sizi çeken o olmasın?

Hem de iliklerime kadar. İzmir özeldir. Ben de boyozumu yerim, çöp şişimi yerim. Ama iş sadece boyoz-kumru meselesi değil. Sevdiğim bir arkadaşımı özler gibi özlüyorum İzmir’i. Gelir gelmez oh be diyorum.

YENİ PROJELER

Mesele nedir?

Mesele İzmirlilik ruhunu yaşabilmekte. Ben de Çeşme’ye İzmirliler gibi herkes çekilince gidiyorum. Refleks olarak bekliyorum Eylül olsun da Çeşme’ye geleyim. İstanbulluların Çeşme’ye akın etmesinden sıkılıyorum. İzmililer olunca Çeşme hoşuma gidiyor. 

Bizler Nejat Uygur Tiyatrosu’yla büyüdük. Karşılığını da aldık siz alabildiniz mi?

1970 yılında ilk geldiğimizden sonra babam İzmir’e gelmeye hiç ara vermedi. Biz de önce babamla sonrasında kendi tiyatromuzla hep buradaydık. Bunun karşılığını da sokağa çıkınca alıyoruz. 

Her fuarda Uygur Tiyatrosu sahne açardı? Var mı yeni bir proje?

Önümüzdeki yıl fuar içinde projelerimiz var. Ancak nostalji sanatçısı gibi bir durum da değil, genç kuşakla birleştirip sunacağımız projelerle geleceğiz.  Ancak özel tiyatroların günümüzde hala ayakta durmaları zor. İzmir kültür şehri, elimizden geldiğince dolu dolu tiyatroyu yaşatmayı hedefliyoruz. Yeniden canlandırılması için çalışıyoruz. İzmir’i sevmek çay kahve içmek olmamalı. Taşın altına elimizi sokmalıyız.

İŞ DÜNYASINDAN DESTEK 

İş dünyasının desteği nasıl?

Bakın şimdi biz, Avusturya’da amatörlerle çalışıyoruz, iki dilde oyun oynacağız. Yabancılara Türk Tiyatrosu’nu anlatalım diye çalışıyoruz. Bunun için işadamlarına ihtiyacımız var. İşadamları futbol klüplerine sponsor olduğu gibi kalitesi olan tiyatrolara sponsor olmalı. Nasıl kulüplerin başına yazılıyorsa bir tiyatronun önüne bile yazılabilir. Çok prestijli bir tanıtım olur. Bu konuda herkese iş düşüyor. İstanbul ve Ankara’daki tiyatrolara da iş düşüyor ama en çok İzmirli işadamlarına iş düşüyor. Sanat ve kültür adına taşın altına herkesten daha fazla koymaları gerekiyor. 

Dizilere sıcak bakıyor musun?

Dizi teklifleri var. Ama bu sistemde sıcak bakmıyorum. Televizyon izleyicisine saygısı olmayan bir sistemde olmaktan mutlu olmuyoruz. Süheyl de ben de sevmiyoruz. Biz yıllarca Şahane Pazar yaptık, saati ve günü değişmedi. Şimdi bir program başlıyor saati, günü belli değil. Dizi başlıyor ve bitiyor, böyle bir şey olamaz. Dizilerden sorumlu program müdürü işe devam ediyor, dizi oyuncusu, setçisi işinden oluyor. Bu sistemden rahatsızlık duyuyorum.

MARKO PAŞA İZMİR’E GELİYOR

İzmir’e bir sürpriziniz var, Marko Paşa ne zaman sanatseverlerle buluşacak?

Marko Paşa, Nejat Uygur’un 1980 yılında oynadığı bir oyun. Yeni versiyonu müzikalde olacak. 8 Ekim’de Bostanlı’da, 9- 10- 11’de İsmet İnönü’de Marko Paşa Müzikali’nin galasını yapacağız. Tüm İzmirlileri bekliyoruz. 

Nejla Hanımı da sahnede görecek miyiz?

Evet, yıllar sonra Nejla Uygur da bu eserle tiyatroya döndü. 15 farklı şarkı ve danslardan oluşan tuluat ve operet özelliği taşıyan müzikali biz Harbiye Açık Hava’da oynadık. 80’li yıllardan bu yana özel tiyatro Harbiye’ye girmiyordu. Biletler tükendi, merdivenlerde bile izleyenler vardı. İnsanların tiyatroyu özlediğini gördük. 30 dakika ayakta alkışlandık. İzmir’e unutamayacakları 4 gün bunu yaşatacağız.

,